image image image image image image
VAKİTSİZ EZAN
AY YARILDI!
DİN VE DUA(III)
Kur'ân'ı Kerim Akademisyenlerin Kitabı Değildir
İşrâkîliğin İslam Felsefesindeki Yeri ve Kaynakları
Bilinmeyen Sivas İslam Kongresi -II
VAKİTSİZ EZAN      Vakİtsİz Ezan                                     Metin Önal MENGÜŞOĞLU                                     “Vakitsiz öten horozun başını keserler” sözünün çağrışımları ile “Vakitsiz Ezan” başlığınınki aynı mıdır? Zavallı horozun başını kesen toplum, vakitsiz ezan ile de bizzat kendi başını döver. Çünkü bu ezan ya bir sorumluluğun, ya bir felaketin yahut mahallede vuku bulan bir cenazenin haberini taşır. Biz de bu yazı ile vakitsiz ezan okuyan bir yazara karşı misliyle cevap vermek istedik. Ölüm yaşanılan en doğal vakıadır; gelin görün ki insan onu kendine yahut bir tanıdığına kolayca yakıştıramaz. Ölenin hep başkaları, yabancı birileri olması gibi gizli bir istek insan kalbini sürekli kamçılar.
AY YARILDI!  AY  YARILDI!     1.       Giriş:     “Kamer Suresi” “mushaf sıralamasında” 54. Suredir. Surenin “Hicretten Önce” olduğunda ittifak vardır. Bu makalede Kamer Suresinin bir ila üçüncü ayet-i kerimelerini konu edineceğiz ve ilk ayette yer alan “inşeqqa’l-qamer(u)” ibaresi hakkında anladıklarımızı paylaşacağız.
DİN VE DUA(III) T E S L İ M İ Y E T     “Baskınımız başlarına geldiğinde olsun yakarmalı değiller miydi?”* Teslimiyet Vahiy üslubu açısından işin aslının şu olduğu anlaşılmaktadır. Mutlak hâkim, bütün mülkünü vekâleten insana bırakmıştır. Bu nedenle de ona halife demiştir. Eğer verene dâin, verilene de medyun demek caiz olursa, iki özne arasında belli bir ecele kadar tahakkuk eden müdayene sürecine din, bu süreçten yargılanma anına da din günü tabir edilir.
Kur'ân'ı Kerim Akademisyenlerin Kitabı Değildir             Kur'ân'ı Kerim     Akademisyenlerin Kitabı Değildir                                                       Hikmet Zeyveli*   Türkiye’de özellikle son 10-15 yıldır gözle görülür bir hal alan Kur’ân ve sahih sünnete yönelme vakıası var. Bütün olumsuzluklara ve tepkilere rağmen bu yöneliş her geçen gün etkisini artırıyor. Hissettiğimiz vakıaya İlişkin olarak neler söylemek istersiniz?   Bizde İslam adına işlenen en büyük cinayet, tefekküre ve akletmeye yer vermeyen bir zihniyetin "İslam" diye takdim edilmesidir. Oysa İslam’ın yol gösterici kitabı Kur’ân; sadece düşünen, akleden, tefekkür eden insanları muhatap almaktadır.   Kişilikleri yok eden uzun taklit dönemlerinin getirmiş olduğu bir psikozla ne Kur’ân’ı anlamak, ne de ona riayet etmek mümkün olabilir. Sadece Kur’ân’ın maddesini veya telaffuzunu fetiş hale getiren; onun anlamına ulaşmaktan, yarasaların ışıktan korktukları gibi rahatsız olan kesimler her dönemde var olagelmiştir.
İşrâkîliğin İslam Felsefesindeki Yeri ve Kaynakları   İşrâkîlik’in İslâm Felsefesi İçerisindeki                 Yeri ve Kaynakları                                                                                                     İsmail ERDOĞAN*   Özet İşrâkîlik, Şihabeddin Sühreverdî tarafından kurulmuş olan bir İslâm Felsefesi ekolüdür. Bu öğreti, akıl yerine keşf ve ilhama dayanır. Bu özelliğinden dolayı da Meşşaîlik ve Tasavvuf arasında orta bir yol tutar. İşrâkîlik’in birtakım kaynakları vardır. Bu kaynaklar, İslâm dini, İslâm Tasavvufu, Meşşailik, Eski Yunan Düşüncesi, Eski İran inançları ve Sabiîlik olarak gösterilebilir.
Bilinmeyen Sivas İslam Kongresi -II  Milli Mücadelenin Başında       Devlet Mutabakatı     Milli Mücadeleden bahsedildiğinde hemen herkes, Enver Paşa’nın hayalciliğinden dem vurarak, gereksiz yere devleti I. Dünya Savaşı'na soktuğundan söz edip, onun ölümle sonuçlanan Rusya ve Türkistan mücadelesini Napolyon olma hevesine bağlarlar. Buna mukabil Mustafa Kemal Paşa rasyonalitenin ve gerçekçiliğin sembolüdür. O, bu tür maceralardan hep uzak kalmış, hatta Almanlar safında 1.Dünya Harbine girişimize de muhalefet etmiştir. 1922’den sonra dillendirilmeye başlayan ve klişeleşen bu söylem gerçeği ne kadar yansıtmaktadır? Acaba işin hakikati böylemidir? Mustafa Kemal Paşa ve İttihatçı lider kadrosunun birbirleriyle mektuplaşmalarına bakıldığında, bu söylemin doğru olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Anasayfa
EVRENSEL iSLAM AiLESi (I) PDF Yazdır e-Posta
Makaleler - EVRENSEL İSLAM AİLESİ

 

 

          *AİLE  -İLK KURUM-

 

 

 

Söze aile kavramının anlamıyla başlıyoruz. Kelimenin aslı Arapça'dır. Bir aileden; daha çok ihtiyacı açısından söz edilirken kullanılmalıdır bu kelime.[1] Fertler arasındaki sıkı bağlardan, arkasındaki destek ve kuvvetten söz edilirken de el-üsrat sözcüğü daha anlamlı olur.[2]

 

Ama Kur'ân, aile karşılığında bu iki kelimeyi de kullanmamış, başka iki kelime seçmiş; "ehl" ve "âl". Bir insanın aynı ocağa mensubiyeti bağlamında söz ederken el-ehl, ama onun bir başkasına olan fikri bir taraftarlığından söz ederken de el-âl kelimesini kullanmış. Bu kelimelerin zikredildiği ayetleri yerleri geldikçe göreceğiz.

Devamını oku...
 
EVRENSEL iSLAM AiLESi (II) PDF Yazdır e-Posta
Makaleler - EVRENSEL İSLAM AİLESİ

 

                 

           EVRENSEL İSLAM AİLESİ

  

 

Peygamberlerin Ehli 

Burada önce, "Evrensel İslam Ailesi"ni anlamlandıran iki sözcük üzerinde duracağız. Bunlardan birisi "Ehl" kelimesidir. Bu kelimenin bir yere isnat edildiğinde, hane halkını, bir kişiye isnat edildiğinde ise, onun akraba ailesini anlamlandırdığına yukarıda temas etmiştik. Şimdi bu kullanımların dışında yeni bir özelliğini göreceğiz. "Ehl" kelimesi, kişiye isnat edildiğinde, mecaz olarak onun inanç ve düşünce yakınlarını da anlamlandırabilir. Bunun örneklerini Kur'ân'da görmek mümkündür. Hz. Lût'un evine gelen misafirler, onun toplumuna bir ceza verileceğini bildirir, ama aralarından "Lut ehlinin" kurtulacağını belirtirler: 

"Biz seni ve ehlini kurtaracağız, ancak karın ötekilerden oldu. [1] 

Devamını oku...
 
EVRENSEL iSLAM AiLESi (III) PDF Yazdır e-Posta
Makaleler - EVRENSEL İSLAM AİLESİ

 

 

          İMAN     KARDEŞLERİ

 

Kardeşler, benzerlikleri bulunan kişilerdir. Kan birliğine bağlı gerçek ailelerde bedensel benzerlik vardır. Ama evrensel kardeşlikte ruhsal bir benzerlik söz konusudur. Arapça'da birbirine benzer olan türdeş şeyler için, dişil durumlarda, "el-Üht", eril durumlarda ise "el-Eh"[1] kelimesi kullanılır. Birbirine benzeyen dişiller de eriller de kardeştir. Kur'ân, birbirlerine benzeyen "âyet"lerden "üht" diye söz eder. Aynı ana-babadan doğan kızla erkeğin benzerliklerini de bu sözcükle ifade eder:

"Onlara gösterdiğimiz her delil mutlaka kardeşinden (üht) daha büyüktü."[2]

 

"Onun kız kardeşine (üht) şöyle buyurmuştu: «onu takip et.»"[3]

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 2

Benzer Makaleler

Sizce Nedir ?

Kur'ân'ı Kerim'e göre (din) sizce nedir?
 

Videolar

Kimler Sitede

Şu anda 1 konuk çevrimiçi

Rastgele Resim

kl dv.jpg

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 64651

Giriş Formu



Haber 10