image image image image image
DİN VE DUA(III)
Kur'ân'ı Kerim Akademisyenlerin Kitabı Değildir
İşrâkîliğin İslam Felsefesindeki Yeri ve Kaynakları
Bilinmeyen Sivas İslam Kongresi -II
'Ey Allah'ın Kulları! Kardeş Olunuz!'
DİN VE DUA(III) T E S L İ M İ Y E T     “Baskınımız başlarına geldiğinde olsun yakarmalı değiller miydi?”* Teslimiyet Vahiy üslubu açısından işin aslının şu olduğu anlaşılmaktadır. Mutlak hâkim, bütün mülkünü vekâleten insana bırakmıştır. Bu nedenle de ona halife demiştir. Eğer verene dâin, verilene de medyun demek caiz olursa, iki özne arasında belli bir ecele kadar tahakkuk eden müdayene sürecine din, bu süreçten yargılanma anına da din günü tabir edilir.
Kur'ân'ı Kerim Akademisyenlerin Kitabı Değildir             Kur'ân'ı Kerim     Akademisyenlerin Kitabı Değildir                                                       Hikmet Zeyveli*   Türkiye’de özellikle son 10-15 yıldır gözle görülür bir hal alan Kur’ân ve sahih sünnete yönelme vakıası var. Bütün olumsuzluklara ve tepkilere rağmen bu yöneliş her geçen gün etkisini artırıyor. Hissettiğimiz vakıaya İlişkin olarak neler söylemek istersiniz?   Bizde İslam adına işlenen en büyük cinayet, tefekküre ve akletmeye yer vermeyen bir zihniyetin "İslam" diye takdim edilmesidir. Oysa İslam’ın yol gösterici kitabı Kur’ân; sadece düşünen, akleden, tefekkür eden insanları muhatap almaktadır.   Kişilikleri yok eden uzun taklit dönemlerinin getirmiş olduğu bir psikozla ne Kur’ân’ı anlamak, ne de ona riayet etmek mümkün olabilir. Sadece Kur’ân’ın maddesini veya telaffuzunu fetiş hale getiren; onun anlamına ulaşmaktan, yarasaların ışıktan korktukları gibi rahatsız olan kesimler her dönemde var olagelmiştir.
İşrâkîliğin İslam Felsefesindeki Yeri ve Kaynakları   İşrâkîlik’in İslâm Felsefesi İçerisindeki                 Yeri ve Kaynakları                                                                                                     İsmail ERDOĞAN*   Özet İşrâkîlik, Şihabeddin Sühreverdî tarafından kurulmuş olan bir İslâm Felsefesi ekolüdür. Bu öğreti, akıl yerine keşf ve ilhama dayanır. Bu özelliğinden dolayı da Meşşaîlik ve Tasavvuf arasında orta bir yol tutar. İşrâkîlik’in birtakım kaynakları vardır. Bu kaynaklar, İslâm dini, İslâm Tasavvufu, Meşşailik, Eski Yunan Düşüncesi, Eski İran inançları ve Sabiîlik olarak gösterilebilir.
Bilinmeyen Sivas İslam Kongresi -II  Milli Mücadelenin Başında       Devlet Mutabakatı     Milli Mücadeleden bahsedildiğinde hemen herkes, Enver Paşa’nın hayalciliğinden dem vurarak, gereksiz yere devleti I. Dünya Savaşı'na soktuğundan söz edip, onun ölümle sonuçlanan Rusya ve Türkistan mücadelesini Napolyon olma hevesine bağlarlar. Buna mukabil Mustafa Kemal Paşa rasyonalitenin ve gerçekçiliğin sembolüdür. O, bu tür maceralardan hep uzak kalmış, hatta Almanlar safında 1.Dünya Harbine girişimize de muhalefet etmiştir. 1922’den sonra dillendirilmeye başlayan ve klişeleşen bu söylem gerçeği ne kadar yansıtmaktadır? Acaba işin hakikati böylemidir? Mustafa Kemal Paşa ve İttihatçı lider kadrosunun birbirleriyle mektuplaşmalarına bakıldığında, bu söylemin doğru olmadığı ortaya çıkmaktadır.
'Ey Allah'ın Kulları! Kardeş Olunuz!'  'Ey Allah'ın Kulları! Kardeş Olunuz!' Şehirde “Muhammed geliyor” diye sesler duyuldu… Evsliler, Hazreçliler… Medine’de daha önce yıllarca birbiriyle savaşmış, aralarında kan davası olan onlarca kabile; kadın erkek, çoluk çocuk Medine’nin girişine doğru yürüdü…. Nihayet çölün kızgın güneşi şehri kavururken ufukta göründüler. Hep bir ağızdan şarkılar başladı. Erkekler ellerini açmış yakarıyor, kadınlar zılgıt çekiyor, çocuklar bağrışıyordu. Şehrin girişinde büyük bir kalabalık çoşkuyla Mekke’den Medine’ye hicret eden Hz. Peygamber’i karşılıyordu. Kalabalık “İşte o” diye Hz. Ebubekir’in üzerine üşüştü. Bağırlarına basmak, omuzlarına almak ve doyasıya sarılmak istiyorlardı. “Hayır” dedi ikinin ikincisi; “Allah’ın Resulü o, ben değilim.” İnsanlar, su arkının yön değiştirmesi gibi ona koştular, etrafını sardılar… Yüksekçe bir taşın üzerine çıktı, eliyle hafifçe susmalarını işaret ettikten sonra, “ilk” olarak şunları söyledi;
Anasayfa
iBRAHiMi OKUYUŞ (I) PDF Yazdır e-Posta
Makaleler - iBRAHiMi OKUYUŞ

 

   *İ B R A H İ M İ  O K U Y U Ş  ( I )

 

 

*Kıymetli Mütefekkir ve İlim Adamı Sayın Ahmet BAYDAR'a ''İbrahimi Okuyuş'' isimli eserinden bazı alıntılar yapmamıza müsaade verdiği için teşekkür eder; ufuk açıcı ve yol gösterici böyle eserlerin devamı için Cenab-ı Hakk'a niyaz  ederiz...

 

 

Bismillâh...

Eğer insanın birey olarak tek kaderi olsaydı, yaptıklarından hiçbir şekilde sorumlu tutulmaması gerekirdi. Oysa din ve ideolojiler, insanı yaptıklarından sorumlu tutar. Bu açıkça; din ve ideolojilerin, insanların muayyen bir kadere mecbur tutulmadıklarını, aksine pek çok kaderden bir seçim yaptıklarını kabul ettikleri anlamına gelir.

Devamını oku...
 
iBRAHiMi OKUYUŞ (II) - Beş Yüz Tanrılı Kent PDF Yazdır e-Posta
Makaleler - iBRAHiMi OKUYUŞ

 

      B e ş  Y ü z  T a n r ı l ı  K e n t

Tarihin Mezopotamya’daki ilk tanığı, Sümerlerdir. Bâbil, Ninova, Ur, Uruk, Lagaş, ve Mari kentleri, birer site devletti. Dünyâ Tarihi o kadar eskiye tanıklık edememektedir. Dînî geleneğe göre; Sümerler Nûh’un oğlu Sâm kavminden olmalıdır. Sâm Tûfandan sonra Mezopotamya coğrafyasına yerleşmişti. İbrâhim Peygamber de Sâm soyundandır. Tevrat’ta Hz. İbrâhim’le ilgili bölümün başında şöyle denmektedir:

“Ve şehri binâ etmeği bıraktılar. Bundan dolayı onun adına Bâbil denildi.”[1]

Devamını oku...
 
iBRAHiMi OKUYUŞ (III) - Peygamberin Babası Bir Putperest PDF Yazdır e-Posta
Makaleler - iBRAHiMi OKUYUŞ

  

 PEYGAMBERİN BABASI BİR PUTPEREST

 

Hz. İbrâhim’in âilesi, Amelu sınıfındandı. Babası da hükümdara bağlı olan ve onun emrinde çalışan Azer adında birisiydi. Tevrat’ın tesbitine göre, Azer ikiyüzbeş yaşında, Harran kentinde ölmüştü.

 

Bu ad, dînî metinlerde iki yönden önem arzetmektedir. Birincisi, Tevrat’ta Terahk1

(Tarık), bazı tarihî kaynaklarda ise Ather (Azer) şeklinde gösterilmesidir. Bu farklılık bir sorun oluşturur gibi görünür. Oysa bunlar aynı adın farklı lehçelerde söylenişi, Terahk, Azer sözcüğünün İbrânîce’deki karşılığı olabilir. Nitekim, Arapların İbrâhîm dediğine İbrânîler Abram ve sonraları Ebraham demekteydiler.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 3

Benzer Makaleler

Sizce Nedir ?

Kur'ân'ı Kerim'e göre (din) sizce nedir?
 

Videolar

Kimler Sitede

Şu anda 3 konuk çevrimiçi

Rastgele Resim

1.jpg

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 62409

Giriş Formu



Haber 10